ÇAĞRIŞIMSAL RESİMLERLE TARİH ÖĞRETİMİ
Bir uyaranın, başka bir uyaranı hatırlatması; çağrışımsal öğrenmeyi ifade etmektedir. Tıpkı; izlediğimiz bir filmin, dinlediğimiz bir müziğin ya da baktığımız bir resmin bizi geçmişte yaşadığımız bir anıya götürmesi gibi.
Çağrışımlar özneldir. Kişiye özgüdür. Her birey beyninde geçmiş yaşantıları yoluyla kendi çağrışımlarını oluşturur. Meselâ “siyah” kelimesi. Aklımıza, en sevdiğimiz rengi, yas tutan insanları, futbol takımını, elbiseyi veya zayıf görünmeyi çağrıştırabilir. İşte bu çağrışımlar tamamen bizim geçmişteki öznel yaşantılarımızla ilgilidir. Onlara yüklediğimiz öznel anlamlarla ilişkilidir. Bu durumu eğitime uyarlayacak olursak: Öğrenci yeni gelen bilgiyi ne kadar fazla geçmiş öğrenmeleriyle ilişkilendirir, bilgiyi bulmada ne kadar fazla çağrışımlar oluşturursa öğrenmede o oranda etkili ve kalıcı olur. Biz eğitimcilerin istediği de tam olarak budur. Etkili ve kalıcı bir öğrenme.